15 Temmuz 2011 Cuma

İSYAN GÜNÜ 2

Derin sessizlikler vardır...
İçinde kocaman, sivri cam parçaları barındırır...
O parçalar batar, elleriniz kanar, garip bir sızı duyarsanız...
Şimdi o sivri cam parçaları yüreklerimize batıyor ve  bizim  yüreklerimiz kanıyor...
Orada bir bölge var, bizim bölgemiz, bizim; hepimizin toprakları.O topraklar kan kokuyor. Oradaki kan kokusu yükseliyor, tüm ülkeye göz yaşı akıyor...
Derin sessizliklerde, derin siyah kuyularda ;ağlayan, kanayan yürekler isyan ediyor. Bu ölüme isyan, kan kokan topraklardaki savaşa;  çocuklarımızın birbirlerini vurduğu ,sonra da gencecik bedenleriyle aramızdan ayrıldıkları o savaşa isyan....
Ölümüne isyan bu işte... Ölümlere isyan...
Sen evinde otururken, ben yolda yürürken, diğeri kürsüde konuşurken, öteki araba alırken, bir diğeri hamburger yerken , arabalar giderken, çocuklar salıncakta sallanırken , kadınlar fön çektirirken, erkekler maç izlerken, bankadan para çekerken,  huzur içinde uyurken çocuklar ölüyor, çocuklarımız ölüyor , biz ölüyoruz....
Ölümün en adisi bu...Çünkü arkası karanlık...Çünkü o ölümleri isteyenler ölmüyor! Bu kadar ölüme rağmen durdurmuyorlar, durdurmak istemiyorlar, kan kokusu yayıyorlar bu topraklara kendi hırsları uğruna, bunun için çocuklar , çocuklarımız ölüyor. Biri değil, hepsi çocuk.... Sadece Türkü değil, Kürtü de çocuk...Yüreklerimizden kan fışkırıyor artık, o kan karanlık,  derin ve  sessiz kuyulara akıyor..
Kuyular sessiz resimlerle dolu...Üç yaşında aynı köyde birlikte top oynayan iki çocuğun, 20 yaşında birbirlerini vurdukları acı öyküleri olan ülkemin , ülkemizin resimleri....

Hiç yorum yok: