31 Ekim 2011 Pazartesi

SENİN ADIN ANNE

Daha içinde büyürken anlaşılması güç, yırtıcı, kutsal, tüm karmaşaları içinde taşıyan, ölüm ve hayat arasındaki ince çizginin üzerine gerçekten çıkan ve her ikisi arasındaki fark ile bağlantıyı ilk kez bu kadar iyi anlayan bir yaratığa dönüşürsün...
Bir yanın sonuna kadar insandır, bir yanın yaratıktır...
Herkesin anlayamacağı, bazılarının belgesellerde ağzı açık izlediği hayatı taşırsın doğrudan...
Taşıdığın, yaşattığın, büyüttüğün, hayat verdiğin, sensindir, açıklanamaz doğa üstü mucizedir, kocaman bir sevgidir...
Canından gerçekten can çıkarırsın...
Ya bağıra bağıra çıkarırsın, ya da kesip almak zorunda kalırlar.
Gerçekten bağı kesmek zorunda kalırlar onu çıkarmak için...
Her gece rüyanda gördüğün O'nu ilk kez kucağına aldığın an, dünyanın durduğu andır, nefeslerin alınmadığı,  yeni doğduğun, mucize gerçekleştirdiğin, zirvede kollarını iki yana açıp çığlık attığın, tüm iyiliklere inandığın, koşup annenin kollarına atladığın, dünyanın üzerinden uçtuğun, kuş bakışı hayata baktığın, inandığın, en çok şükrettiğin, ağlarken güldüğün severken korktuğun, kadın olduğun ama en çok insan olduğun  hayatın en unutulmaz anıdır...
Keserek aldıkları ya da acı içinde çıkan, kopamaz senden...
Ağzını meme ucuna koyduğu o an,  sen hayatı verirsin, o da hayatı çeker senden.Bu da hayatının en unutulmaz anıdır, inancının, sevginin hayatla bir olup tüm evrene aktığı mucize anıdır.
Onunla her anın hayatının en unutulmaz anı olur, çünkü hayatı sana unutulmaz yapan senden çıkan candır. Onun dışındaki tüm acıların, tüm sevgilerin, tüm gözyaşlarının, tüm kahkahaların geçici olduğunu bilirsin. 
Hayatta hiçbir amacının kalmadığını düşünemezsin, yarın kalkmaya gücüm yok diyemezsin, yeniden başlayamam diye ağlayamazsın, çekip gidemezsin, o sokakta oynarken aklın ondadır, o okuldayken onu düşünürsün, o uyuduğunda onu seyredersin, her gün dua edersin, ölüme meydan okursun...
Onun için ölüme de hayata da meydan okursun...
Allahım çocuğumu koru dersin...
O hastalanmasın , ben hastalanayım dersin...
O ağlar ise, sen içinden kahrolursun.
O rüzgar olursa sen fırtına olursun
O bahar olursa sen yaz olursun
Sen annesindir....
Senin adın anne...
Senin adın Belgin...
Bombaların üzerine atılan Belgin.
Onlar öleceğine ben öleyim diyen Belgin....
Senin adın Semiha...
Betonların altında yaşam savaşı veren bebeğini tükürüğüyle besleyen Semiha..
Karanlıklarda son umudunu o tükürüğe vererek, yeter ki o yaşasın diyen Semiha...
Sen annesin...
Senin adın anne...

1 yorum:

Sem Fakih dedi ki...

9 sene önce o sıralarda 10 yaşında olan oğlum 5. kattan düştü.Bir dizi ameliyatların arkasından bir kaç hafta solunum makinesine bağlı kaldı.O haftalar boyunca ben hergün ''O benim oğlum gitmeyecek , gitmesine asla izin vermem''dedim.Neden biliyormusunuz ? Çünkü ben bir nevi''Tanrıydım''....ANNEYDİM. SemireFakih twitter adresinden oğlumun fotoğraflarını görebilirsiniz. Saygılar