1 Haziran 2012 Cuma

İSTEMEK VE HAZIR OLMAK….


Ben bir anneyim…
38 Yaşında çalışan bir anne…
Hayatımın en güzel ama bir o kadar da endişeli günleri o dokuz aya ait olanlardı…
İçimde onu hissetmeye başladığım an itibariyle korkar oldum… Ona bir zarar gelme ihtimalinden, ölme ihtimalinden, ölmem ihtimalinden, hastalık ihtimalinden korkar oldum…
Çoğu kadın gibi duygusal bir yağmur bulutuna dönüştüm… Reklamlarda bile ağlar oldum…
Elim sık sık karnıma gitti, kollarım görünmez olup içime girdi sürekli kucakladım onu, her anım güzel hayallerle  doldu, o hayalleri bile “bir şey olur korkusuyla saklar” oldum, o korkuyla da yine ağlar oldum…
9 ay….
Her kadının farklı ya da benzer özel 9 ay öyküleri vardır…
O dokuz ay öykülerini dinleyerek anne olunmaz, kendini yerine koymaya çalışarak da, “sperm verdim, benim de çocuğum “ diyerek de o hormon patlamasıyla, Allah ve ölüm korkusunun en üst seviyeye ulaştığı, yaşamak arzusunun ve heyecanının patlama yaptığı “Annelik “ kavramı anlaşılmaz…
O 9 ay hem mucizedir, hem çok güzeldir, hem de zordur…
Unutmayın her kadın aynı değildir, her kadın aynı koşullarda yaşamaz, aynı koşullarda anne olmaz…
Hemen her kadın hormonu ve doğası gereği bir gün gelir doğurmak ister…
O istediği an, o bebeğe bakabileceği andır… Kadın anne olmaya hazırdır…
Hazır olmak, istemek çok önemlidir…
Ben “isteyerek” anne oldum…
Kendimi hazır hissettim.
Hep hazır değildim, ondan önceki yıllarda bir çocuğun “sorumluluğunu” alamayacağını düşünüyordum, evliliğimin oturmadığını, yapamayacağımı, kariyerimi geride bırakacağımı…
O kadar hazır değildim ki, o yıllarda korunmama rağmen hamile kaldım… Dünya başıma yıkıldı, çoğu kadın gibi istemekle istememek , hazır olmakla olmamak, vicdan ile ben arasında kalıp depresyona girdim… Bakamayacaktım… O bebek olmadı, doğmadı,  bizim olmadı… Kendi isteğimle kürtaj oldum…
Bana da eski eşime de ders oldu, “korunma yöntemleri” nin istisnasız uygulanması konusunda…. Yıllar geçti, “hazırım” dedim, istedim…. Anne oldum… O isteğin ama özellikle de hazır olmanın ne kadar önemli olduğunu da bizzat yaşadım…
Eğer bir kadın hazır ise ve istiyorsa ; en kötü günleri de geçirse o 9 ayda, sağlıklı ve mutlu bir bebek dünyaya getirebilir o 9 ayda…
Eğer bir kadın hazırsa ve istiyorsa ;  kocaman karnıyla dört kat merdiveni elinde altı poşetle ya da sırtında halıyla çıkar…
Eğer bir kadın hazırsa ve istiyorsa ; hayatında fırtınalar koparken karnındaki sakin limana  saklanıp, huzur bulabilir….
Eğer bir kadın hazırsa ve istiyorsa; tek başına doktora gider, doğumdan bir gece önce tek başına dua eder, doğurur, bakar, büyütür, mutlu eder, mutlu olur…
Bırakın kadınlar hazır olduklarında ve istediklerinde doğursun…
Hazır olduklarında ve istediklerinde doğursunlar ki, sağlıklı ve mutlu bir nesil yetişsin…
Şimdi geçmişe dönüp baktığımda iyi ki hazır olduğumda doğurmuşum diyorum…
Şimdi bugünkü “erkekler “ arasındaki tartışmaya baktığımda ise, “9 ay taşıyan biziz, doğuran biziz, kararı bize bırakın, tabii ki her ülkede olduğu gibi kuralları olmalı kürtajın buna hiç itirazım yok , ama kürtajdan daha çok keşke doğum kontrolünü, cinsel eğitimi konuşabilsek “ diyorum…

3 yorum:

Evren Konakçı dedi ki...

Kadın olmadığım ve baba olmadığım için çevremde de duymadığım için kürtajı olgusunu manevi ve maddi durumunu algılayamam. Ama bu mesele iki kişinin rızasına bırakılmalı.Tıbbı zorlamayacak şekilde.Ama kürtaj söyleminin gerçeği saate baktığım siz yazdıktan sonra ortaya çıkmış. Tecavüz.Bunun için yazılacak kelimeler var ama...Ve bu yorumu yazdığım dakikalarda meşhur kişinin açıklaması. İşte Kadının adı yeri bu kadar.Güya Onu korumakla ilgi kişi ve kurumların açıklama yapamaması. Diyecek bir şey var mı acaba?!!!

Jackie's dedi ki...

eger ki sen bu ulkede yaslinin, yetimin, engelli nin ve bakima muhtac her canli nin sosyal guvencesini sagliyamiyorsan ( komik bir rakam olan 250 - 300 lira gelir yasasi cikarara degil ) kurtaj ile ilgili 70 milyona seslenmeyeceksin. Konunun manevi hassasiyeti bir yana , ekonomik yonunden kimse bahsetmiyor. Kurtaj yasak diyor kesip atiyor.
TIP, hayati onem tasiyan bir hastalik durumunda eger ki riskli bir ameliyat gerekiyorsa once hastaya danismak durumundadir. Hasta ancak kendi rizasi ile doktora ameliyat yetkisi verir . Kurtaj olayinin bu durumdan farki nedir.
Bu tip olaylarin tum amaci, Turk nufusunu acil bir sekilde artirarak buna paralel olarak da musluman etkinligini artirmak. Bu cok acik ve nettir. Iran, Suriye, Misir vb devletlerle ortak olarak hareket edilmekte olup amac Islam hareketini yaymaktir. Goruldugu uzere kurtaj in acilimi aslinda budur

Sem Fakih dedi ki...

Gene nefis ve eğitici bir yazı olmuş.Yüreğinize ve kaleminize sağlık.