DERİN MAVİNİN ŞİİRLERİ

ÇOCUKLARIM

Bilirmisiniz ki şu anda,
Ne kadar çaresizim.
Zira sizin taze akıllarınızda,
Yaratılan bir tek suçlu var.
O da benim.

Sizin o küçücük saf beyinlerinize,
O küçücük temiz kalplerinize,
Nasıl anlatayım ben,
Alçaklığı,riyayı,cinayeti
Nasıl izah edeyim size
Mutsuzluğu,kaderi,nefreti.

Şu anda benim için en zor şey,
Size suçsuz olduğumu anlatabilmek.
Ve en güzel şey benim için şimdi,
Zamanı çok gerilere götürebilmek.






KIRK YILIN ARDINDAN

Neler olmadı ki kırk yılda.
Asansör gibi hiç durmadan,
Bir indin, bir çıktın.
Bir daha gelsen dünyaya,
Aynı şeyleri mi yapardın acaba?
Başarı mı, başarısızlık mı ?
Mutluluk mu, bahtsızlık mı ?
Nedir yaptıklarının adı ?
Tartan kim, şayet mahkemeyse?
Ceza mı yoksa ödül mü sonu,
Kim verecek,nasıl, nerede?
Kim ölçecek yaşamın boyunu?
Bugün mü,yarın mı hangi saatte?

Bil ki sonun bir hiçlik ve boşluk.
Hepsinden acısı unutulmuşluk.





KEHANET

Bütün söylediklerin gibi,
Ya bu dediğin de gerçekleşirse
Nostradamus,
Ya atom harbi patlarsa,
Seksen yedide,
İşte o zaman
Kahkahalarla güleceğim,
Sakın beni deli sanma.
Biliyorum, sende gülmekten
Kırılacaksın mezarında,
Sen tüm insanlara,
Ben kendime.
Güleceğiz ağlayasıya.
Hep boşa gidecek,
Bunca telaş, hırs, para.
Yapılan tüm kötülükler,
Anlamsızlaşacak bir anda.
Sen uyarmıştım diye içinden söylenirken,
Ben bir kez daha,
Emin olacağım eşşekliğimden.





SAKIN HA

- Senin bir şeyin var mı kardeşim?
-Yok...
-Öyleyse sakın eline bir şey alma.
-Niye?
-Tanrı İncil'de şöyle diyormuş;
"Kimin ki bir şeyi var,
Ona her şey verilecektir.
Fakat kimin ki bir şeyi yok,
Ondan elinde ki dahi alınacaktır"
Aman kulağında olsun.
Bilhassa yüznumarada.
Allah göstermesin,
Ne yaparsın sonra?





GÜNEŞ

Önemli değil evveliyatın.
Bildiğim, duyduğum tek şey,
Dünya kurulalıdan beri
Sabah doğup, akşam battığın.
Bıkmadan, yorulmadan,
Bir sağır ve dilsiz gibi,
Yerkürenin oluşundan
Bugüne dek,
İzledin her şeyi,
Bir tek sen biliyorsun.
İnsanın çamurdan mı,
Yoksa maymun soyundan mı
Geldiğini.
Zaman zaman taptılar sana.
Bazen Tanrı'nın gözü dediler.
Ama yine de çekinmeyip senden,
Her türlü herzeyi yediler.
Milyonlarca gün çıkıp,
Seyrettin onları.
Kabil'in Habil'i öldürdüğü,
O günden beri,
Gördün tüm kötülükleri.
Öyle rezillikler gördün,
Öyle şeylere oldun ki tanık.
İnsanoğlunun hayasızlığından,
Sabahları gelip
Akşamları giderken artık,
Yüzün kızarır oldu utancından.